Bağlanma Stili Nedir ve Neden Önemlidir?
Mutsuz bir ilişki yaşıyorsanız, sürekli başarısız ilişkilere takılıp kalmış gibi hissediyorsanız, doğru ilişkiyi bir türlü bulamamışsanız bunun nedeni bağlanma stiliniz olabilir.
İnsan ilişkilerini hepimiz ilk ilişkilerimizden öğreniriz; ebeveynlerimiz ya da ilk bakıcılarımızla kendi bağlanma stilimizi anlamak, ilişki problemlerimizin kökenini bulmamızda yardımcı olacaktır.
İdeal olarak ebeveynler çocukların güvenliğini ve korunmasını sağlarlar, çocuklar da gerekli ihtiyaçları karşılandığı için ebeveynlerine güvenmeyi öğrenirler. Ebeveynler çocukların rahatını sağlarlar, onlar üzüldüğünde, korktuğunda sakinleşmelerine yardımcı olurlar. Bunun sonucunda da, çocuklar ebeveynleriyle güvenli bir duygusal temele sahip bağ kurarlar. Sonrasında çocuklar, ebeveynlerinin onların güvenliğini sağlayacağını bilerek güven içinde dünyayı keşfederler.
Biliyoruz ki insanların birbirine ihtiyaçları vardır ve bağlanmak zorundadırlar. Hayatta kalmamız buna bağlıdır! Yetişkin birer birey olduğumuzda bile başkalarına bağlı olmamız sağlıklıdır. İnsanlarla sağlıklı ve güvenilir bağlar kurduğumuzda daha mutlu, verimli ve başarılı oluruz.
“Herşeyi yalnız yapmak zorunda değiliz. Hiçbir zaman yapmak zorunda olmadık.” Brene Brown
Üç farklı temel bağlanma stili vardır: Güvenli bağlanma, Kaçıngan bağlanma ve Kaygılı bağlanma. Her bağlanma stilini aşağıda açıkladım:
Güvenli Bağlanma
Çocukluğunuzda tüm ihtiyaçlarınız karşılanmıştı. Ebeveynleriniz güvende olduğunuzu, iyi bakıldığınızı hissetmeniz için ihtiyaçlarınıza karşı özenli ve duyarlıydı. Bunun sonucunda kendinizi yakınlık ve samimiyet duygularında rahat hisseden biri oldunuz:
- Yakın ilişkileri devam ettirmeye çalışırsınız.
- Duygularınızı ve ihtiyaçlarınızı kolaylıkla ifade edersiniz.
Kaçıngan Bağlanma
Ebeveynleriniz muhtemelen uzak, soğuk ve tepkisizdi. Bunun sonucunda daha bağımsız ve kendine güvenen, değişken insanlara bağlanmak istemeyen biri oldunuz:
- Yakın ilişkiler sizi boğucu hissettirebilir ve bağımsızlığınızı tehdit edecek gibidir.
- Samimiyeti çok yoğun hissettiğinizde uzaklaşırsınız.
- Kendinize ayıracak daha çok zamana ihtiyaç duyarsınız.
- Bağlanmaya karşı koyabilirsiniz.
Kaygılı Bağlanma
Ebeveynleriniz ihtiyaçlarınızla ilgilenme konusunda tutarsızdı. Bunun sonucunda, ihtiyaçlarınızın karşılanması için savaşan biri oldunuz:
- Samimiyete ihtiyaç duyarsınız ve gösterilen samimiyet hiçbir zaman size yeterli gelmez.
- Partnerinizin sizi gerçekten sevip sevmediğini veya kendinizin sevilecek biri olup olmadığınızı sık sık sorgularsınız.
- Kaygılı bağlanma ‘muhtaç’ ya da ‘yapışkan’ olarak tanımlanabilir.
- Partnerinizden umutsuzca güvenlik ve ilgi ararsınız ama çoğunlukla bu onu uzaklaştırabilir.
Bağlanma Stili Neden Önemli?
Bağlanma teorisi, anneler ve bebeklerle çalışan John Bowlby’nin çalışmalarıyla ortaya çıkmıştır fakat şimdi fark ediyoruz ki bağlanma stilimiz yetişkin romantik ilişkilerimizde de rol oynuyor. Ebeveyn-çocuk bağlanması, duygusal ihtiyaçlarımızın karşılanacağı konusunda partnerlerimize güvenme yeteneğimize zemin hazırlar.
Bağlanma stilimiz kalan tüm samimi ilişkilerimiz için bir plan haline gelir. Bağlanma stilimiz eş seçimini ve ona nasıl bağlandığımızı da etkiler. Bağlanma biçimimizi, kendimiz hakkındaki inançlarımıza kanıt bulma umuduyla yeni insanlarla defalarca deneriz.
Bu durum sıklıkla aynı ilişki düzenlerine saplanmış hissetmenizin sebebidir. Örneğin, çoğu kaygılı bağlanan kişi, onlara hiçbir zaman yeterli yakınlık ve güven vermiyor gibi görünen kaçıngan bağlanan kişilerle ilişki kurar veya evlenir. Bu durum kaygılı bağlanan kişilerin terk edilme korkularını ve kusurlu ya da sevilmeyen biri oldukları inancını doğrular.
Bağlanma stilinizi anlamak, sadece size ebeveynlerinizle olan ilişkiniz ve çocukken hissettikleriniz hakkında içgörü sağladığı için değil, yetişkin ilişkilerinizdeki problemlerinizi anlamanıza yardımcı olduğu için de faydalıdır. Sonuç olarak, bağlanma stilinizi anlamak, daha tatmin edici ilişkilere sahip olmanız için ne yönde değişebileceğinizi anlamanıza yardımcı olur. Diğer bir deyişle bağlanma stilinizi anlamak, sağlıklı bir ilişkiye sahip olmak ‘doğru’ partneri seçmek, sağlıklı ve güvenli bir bağ, bir ilişki biçimi geliştirmekle ilgilidir.
Nasıl Güvenli Bağlanan Biri Olabilirim?
Bağlanma biçiminiz size iyice yerleşmiş olsa da yeni yetenekler öğrenerek ve çok pratik yaparak daha güvenli bir bağlanma stili oluşturabilirsiniz.
Bağlanma Stilinizi Değiştirmeye Başlamak İçin Birkaç Yol:
- Bağlanma biçiminizi fark edin. Kaygılı ve kaçıngan davranışlarınızın farkında olmaya başlamanız değişimin ilk adımıdır.
- Neye ihtiyacınız olduğuna ve ne hissettiğinize dikkat edin.
- Duygularınızı partnerinizle paylaşın.
- Zihinsel çarpıklıklarınızı fark edin ve onlara meydan okuyun.
- İlişkiye dair ihtiyaçlarınızı ve beklentilerinizi partnerinize açıkça iletin.
- Kendinizi iyi izleyin davranışlarınız hakkında farkındalık geliştirin.
- Kendiniz hakkında iyi hissettirecek şeyler yapın. Güçlü yanlarınızı ve başarılarınızı kabul edin.
- Bir terapistle çalışın (bağlanma stilinizi değiştirmek sanıldığından zordur.)
- Sağlıklı ilişkiler konusunda örnek olan insanlarla vakit geçirin.
Umarım bu yazı bağlanma stilinizi ve onun ilişkilerinizi nasıl etkilediğini anlamanıza biraz ışık tutmuştur. Her zamanki gibi, değişmek için kendinize meydan okumaya karar verirseniz, kendinize karşı sabırlı ve nazik olun.
Sharon Martin
https://blogs.psychcentral.com/imperfect/2017/02/whats-my-attachment-style-and-why-does-it-matter/
DBE Yetişkin ve Aile Psikolojik Danışmanlık Merkezi
Bizi Arayın Terapistlerimiz
Benzer İçerikler :
Evlilik içi şiddetten sonra evliliğe en çok zarar veren olgunun evlilik dışı ilişki olduğu gözlemlenmektedir. Evlilik dışı ilişkinin açıklanmasından sonra...
Sorun Çözme İlişkisinde Sorunu Getirenin - Diyalog Kurmayı Talep Edenin Tavrı Ne Olmalıdır? Verimli iletişim iyi bir ilişkinin temelidir. İnsanların en ...
Ensest, evrensel ve ötedenberi süregelen bir yara olup, biyolojik anlamda kan bağı olan aile bireyleri arasındaki ilişki olarak tanımlanabilir....
‘’Stockholm sendromu, çok büyük duygusal ve psikolojik baskı anlarında ortaya çıkmaktadır. Cismen esir edilen birey, bu süreçte artık ruhen de esir ...
İlginizi Çekebilir :
1999 Marmara Depremi’nden sonra DBE Terapistlerinin de yer aldığı EMDR çalışması International Journal of Stress Management/Uluslararası Stres Yönetimi ...
American Psychological Association (APA) sitesinde yayımlanan bir bilimsel araştırmada 1.183 katılımcı 10 iş günü boyunca takip edildi. Katılımcılar iş...
“Ayrılıktan hemen sonra insanların “ruh keşfetme” faaliyetleriyle ilgili bir deney yapıyor. Bu süreçte insanların yapmayı sevdiği ama toksik ...
Yakın zamanda istismar edildiğiniz bir ilişkiyi sonlandırdıysanız zaten yapılması gereken en zor işi başarmışsınız demektir: Ayrılmak! Psikolojik ve fiziksel ...