İş Yerinde Motivasyonu Artırmanın Yolları
“Her devinim, ne denli hızlıysa o denli devinimdir.”
İnsan hayatı akıntıya karşı yüzmek gibidir. Kişi ileri doğru hareket etmek için çaba harcamıyorsa şüphesiz akıntı onu her an daha geriye sürükleyecektir. Bu durum insan elinin değdiği her alan için geçerlidir. İş hayatında, kurumlar da tıpkı insanlar gibi sürekli akıntıya karşı yüzmek durumundadır. Aksi takdirde rekabete dayalı bu ekonomik sistemde rakipler öne geçecek, büyüyemeyen balık büyüyebilen tarafından yenilecektir.
Kurumların hayatta kalma çabalarındaki başarıları çalışanlarının verimliliğine bağlıdır. Bir kurumun bünyesindeki çalışanlar ne kadar başarılı, ne kadar verimli ise o kurum hayatta kalma ve ileri gitme çabalarında o kadar başarılı olacaktır. Çalışanların verimliliği ise ne kadar motive olduklarına göre değişmektedir. Bir çalışanın motive olması demek, parçası olduğu kurumun ulaşmaya çalıştığı hedefleri içselleştirip, bu hedeflere ulaşmak uğruna herhangi bir zorlayıcı etkene gerek kalmadan kendi isteği ve arzusu ile çabalaması demektir. Kısacası, kapitalizm denen bu ırmakta sürekli ileri yüzmek ve yüzerken sürekli güçlenmek isteyen bir kurum çalışanlarının motivasyonlarını güçlendirmelidir. Peki, ama nasıl?
Net ve Tutarlı Olarak: Çalışanların görev ve sorumlulukları tam olarak tanımlanmazsa, bir çalışan kendi yetkinlik alanına girmeyen bir ya da birden fazla işi yapmak durumunda kalabilir. Bu durum çalışanın asıl işini yapmasına mani olabilir. Böyle bir kıskaçta kalan çalışan ise olması gerekenden fazla strese maruz kalacak ve motivasyonunu yitirecektir. Dolayısıyla görev tanımlarının net olarak yapılması ve çalışanların bu konuda bilgilendirilmesi motivasyon için kritik bir rol oynar.
Takdir Ederek ve Ödüllendirerek: Çalışmak demek dünyayı değiştirmek adına bir parça çaba harcamak demektir. Dolayısıyla her çalışan bu çabanın dünyayı ne kadar değiştirdiğini görmek ister. Kurumların, çalışanlarının gösterdiği çabaların farkında olmaları ve bu farkındalığı onlara hissettirebilmeleri çalışanlar için önemli bir motivasyon kaynağıdır.
Sosyal İlişkileri Güçlendirerek: İş günü erken kapitalist dönemdeki gibi 17 saat olmasa da günümüzde hala insanlar günün büyük bir bölümünü iş yerlerinde ve iş arkadaşlarıyla birlikte geçirmektedir. Dolayısıyla iş ortamında birlikte olunan diğer bireylerle iyi ilişkiler kurmak, bir çalışanın motivasyonunu artırabilir. Bünyesindeki çalışanların daha verimli olmasını isteyen kurumlar bireyler arası sosyal ilişkilerin güçlenmesine katkıda bulunacak aktiviteler sunarak çalışanlarının motivasyonlarını artırabilir.
Çalışanları Tanıyarak: Her insan diğerinden farklı ve özeldir. Yani her insan diğerinden farklı kaynaklardan beslenir. Dolayısıyla kurumlarda yönetici pozisyonlarında bulunan kişiler diğer çalışanlara zaman ayırıp, onları tanıyarak her bir çalışanın özelliklerini ve ihtiyaçlarını saptayıp, olabildiğince buna göre davranarak çalışanların motivasyonunu ve verimliliğini artırabilir.
Gelişim Olanakları Sunarak: Çalışanlara gelişim olanakları sunmak kurumların bünyesinde barındırdığı iş gücünün verimliliğine iki yönlü etki eder. Çalışanlarının kişisel ve mesleki yönlerden kendilerini geliştirmelerine imkan sağlayan kurumlar, bu çalışanları çatıları altında tutmayı başardıkları sürece bu donanımlara sahip çalışanlar sayesinde verimliliklerini artıracaklardır. Ayrıca gelişim imkanları sunulan, eksik taraflarını kurum içinde verilen eğitimlerle ve başka yararlı aktivitelerle gideren çalışanların motivasyonları artacak; dolayısıyla bu çalışanlar kurum içinde daha verimli çalışacaklardır.
Şüphesiz verimliliği etkileyen birden fazla faktör vardır. Bir başka deyişle verimliliği artırmanın birden fazla yolu vardır. Fakat bu yollardan belki de en önemlisi iş yerinde motivasyonu artırmaktır. Bu durumun farkına varabilen kurumlar gelişme ve var olma mücadelesinde her daim rakiplerinden bir adım önde olacaklardır.
Kemal PEHLİVAN - DBE Kurumsal Gelişim Merkezi Araştırma ve Psikometri Departmanı
DBE Kurumsal Ölçme / Değerlendirme ve Eğitim Merkezi
Bizi Arayın Eğitmenlerimiz
Benzer İçerikler :
Yetişkin öğrenme teorisi, ölçülebilir öğrenme amaçları ve geniş uygulama fırsatları üzerine kuruludur. Birçok profesyonel Öğretim Tasarımcısı ADDIE modelini ...
Beynimizin gerek psikolojik, gerekse beden sağlığımızı korumak için elinden geleni yaptığını ve daha pek çok işlevi ne denli muhteşem bir orkestrasyon...
Geçen hafta sizlerle Davranış Bilimleri Enstitüsü’nde yaptığımız bir dizi araştırmanın sonuçlarını paylaşmaya başlamıştık. Bunlardan ilki şu soruya ...
Hiç tanımadığınız insanların bulunduğu ve kimsenin de sizi tanımadığı bir ortamda yalnız başına bulunmak her zaman zordur. Yeni bir işe başlayan biri, hiç...
İlginizi Çekebilir :
İnsanı insan yapan nedir? Konuşabilme becerisi mi? Yoksa düşünebilmesi mi? Ya da topluluk olarak yaşamayı becerebilip, kentler kurması ve bu kentleri yakıp...
Genel olarak andragoji terimi ile ifade edilen yetişkin eğitimi tek kalıba uyan bir model değildir. Çocukların öğrenmesi için çeşitli tekniklere ihtiyaç olduğu ...
Türkiye'de 15-55 yaş arasındaki nüfusta ene yaygın hastalıklardan içinde depresyonun ilk beşte yer aldığını söyleyen DBE Davranış Bilimleri ...
İş dünyasında giderek yükselen Y jenerasyonu ne istediğinin farkında ve bunun yöneticisi tarafından da bilinmesini istiyor. Yeteneklerini etkin bir şekilde ...