Emre Konuk

Sevgiliyi Kullanım Kılavuzu

Geçen hafta kişisel gelişim kitapları ile ilgili bazı gerçekler ve efsaneler aktarmıştık.

Bu hafta, kişisel gelişim kitaplarının kadın-erkek ilişkisine odaklananlarına göz atacağız. Özellikle bu kitapların bazıları, kimi kızımızın raflarından düşmüyor, nerdeyse bir ‘kurtarıcı’ olarak görülüyor. Bunlara “ilişki manüelleri” deniyor. Bunun sebebi ise, elektronik eşya aldığınızda nasıl manüelini okumadan çözmeniz imkansız ise, bu kitapları okumadan da karşı cinsi çözmenizin, iletişim kurmanızın, hatta tavlayabilmenizin bile mümkün olmadığını iddia ediyor yazarları!

Aynı zamanda ilişki problemleri yaşayan çiftlerimiz bu manüelleri okuyarak dertlerine çare arıyorlar. Örneğin, karısı veya kız arkadaşının sorununu halletmeye çalışan erkeğe, ‘ya ben çözüm bul demiyorum, sadece dinle!’ diye laf eden kızımız yüzünden çaresizlik içinde kıvranan erkeğimiz,  eline yazar John Gray’in çok ünlü olan ‘Erkekler Mars’tan Kadınlar Venüs’ten’ adlı kitabını alabiliyor. Bu kitap yazıldığından bu yana (tam 18 sene) en çok satanlar listesinden düşmemiştir. Bu kitabı gerek evinde gizlice inceleyen, gerekse kitapçıda kurcalayan bu esas oğlanımız şimdi anlıyor ki, hayatını paylaştığı kadın bir Venüslü ve sadece duyulmak istiyor yardım edilmek değil. Ya da anlıyor ki, kendisi bir Mars’lı olarak bu ilişki konularında çok başarılı değil ve olamaz. Ya da, ilişki manüellerini çoğunlukla kadınlar okuduğu için, bir tartışma esnasında, ‘Al işte! Mars’lı seni! En ufak bir sorunda çekil mağarana ve konuşma sakın! Hep böyle yapıyorsun sen, kitap doğru söylemiş!’ olarak kullanabilir. Kadınların erkeklere dair okudukları  ‘bulgu’lardan yararlanmaları(!) da alışıldık bir şeydir. E zaten bu ilişki manüellerini okuyanların %85’i de kadınlardır.

Erkeklerin ve kadınların farklı bir tür olarak algılanacak derecede değişik fizyolojik, duygusal ve davranışsal yapıları olduğunu iddia ediyor bu kitaplar. Dolayısıyla bu kitapların yazarları, bu farklı gezegenden gelen türe nasıl yaklaşılması gerektiğini kanıtlar sunarak okurlarına izah ediyorlar.

Bu tip kitapların en öne çıkan özelliği de budur. Her tür soruna, tek tip, genellemeler içeren çözümler sunmak. Kadınlar ve erkeklerin anlaşamamalarına, sıkıntı çekmelerine, biyolojik farklılıklarından kaynaklanan doğal bir sonuç olarak yaklaşmak. Hatta en çok satan altı ilişki manüelinin analizi, bu tip kitaplarda verilen “gerçekçi” mesajların %82’sinin cinsiyete dayalı geleneksel kadın erkek rollerin dayanan mesajlar olduğunu göstermiştir. Mesela erkeğin saldırganlığının, vücudundaki testosteron hormonun varlığından kaynaklandığını, kadının ise beyninin iletişim merkezinin erkekten daha gelişmiş olduğundan iletişime daha yatkın olduğunu ileri sürerler. Bunlar doğrudurlar. Fakat iletişim ve ilişki problemlerinin temelinde bunlar yatmaz, sadece ideolojik amaçlarla kullanılması kolay olan bulgulardır.

Zaten yapılan araştırmalara göre, bu bahsi geçen kitabı da içeren,  en çok satanlar listesinde yer alan ilişki manüellerinin %95’i ‘kanıtlanmamış bulgularla uzman yardımı’ sunuyorlar.  Yazar kişinin gerçek anlamda uzman olup olmadığı oldukça şaibeli.

Örneğin Kadınlar Marstan Erkekler Venüsten in yazarı John Gray, aslında psikolog bile değil, herhangi bir hakemli dergide makalesi de çıkmamış. Buna rağmen kitabı 50 milyon satmış.  Öte yandan, çift terapisti John Gottman, binlerce çiftle çalışmış ve 100’ü aşkın makalesi çeşitli dergilerde yayınlanmış, kuramlar ve araştırmalar üzerine kurulu olan kitabı, Evlilikler Neden İyi Gider (Why Marriges Succeed), sadece 55  bin satmıştır.

Yani insanlar bu tek tip, kadın/erkek rollerinin geleneksel kavramlarla çizildiği ve köklü bir biçimde farklı olduklarını belirttikleri kitapları okumayı tercih ediyorlar. Biz de karmaşık problemleri ‘anlamamızı’ sağlayan bu reçeteleri kolaylıkla ve düşünmeden içselleştirmeye meyilliyiz. Çünkü alıştığımız, öğrendiğimiz ve doğal oldukları savunulan gerçekleri içeriyorlar.

Bir tarafta araştırmalar kadın ve erkeklerin farklı kültür olarak algılanacak derecede farklı olduklarını savunurken, diğer tarafta  erkek ve kadınların aslında birbirlerine oldukça benzer olduğunu, sadece birkaç küçük farklılıkları olduğunu savunuyor. Bu iki bitmek bilmeyen tartışma ne yazık ki herhangi bir sonuca varmış değil. E bu sebepten dolayı iki görüşten birinin tamamen doğru ya da tamamen yanlış olduğu sonucuna varamıyoruz. Peki bu geleneksel rolleri öne sürerek, John Gray gibi, farklılıklara dayalı kitapların yarattığı olumsuz yan etkilerden haberimiz var mı?
Bu soruların cevabı haftaya.

10.03.2010

Benzer İçerikler :

Korumacı Cinsiyetçilik

Daha önce en çok satan ilişki manuellerine kadın ve erkeklerle ilgili tutumların yansımalarından bahsetmiştik. John Gray örneğinden yola çıkarak, ...

Çarşının Kuralları

Diyelim eşimizle gece “güzel bir seks yaptık” ve arkasından da bebekler gibi uykumuzu aldık. Sabah bombalar gibi kalktık, hazırlandık ve çıkmadan...

İkna

İkna, yaklaşık yarım yüzyıldır bilimsel olarak çalışılan bir psikolojik olgu. Ancak, ilgili araştırmalar henüz akademik camianın dışına pek çıkabilmiş değil. ...

Çocuğunuzun Güçlü Yanları - 4: Sosyal ilişkiler

Çocuklar bugün Facebook, myspace gibi alanlarda yüzlerce arkadaş edinebiliyor olsalar da, araştırmalar bu arkadaşlıkların gerçek dost sayısını belirlemediğini ...

İlginizi Çekebilir :

Hareket ve Egzersiz - II

Geçen hafta, egzersizin beyin üzerindeki etkisine değinmiştik. Kısaca hatırlatacak olursak; düzenli egzersizin, başka pek çok faydasının yanı sıra, düşünce...

Hepimiz Aynı Kurbanların Kurbanlarıyız

Geçtiğimiz haftalarda hatırlarsanız sizlere, nasıl oluyor da bazılarımızın bizi üzdüğünü, yıprattığını hatta zarar verdiğini bile bile, aynı erkekleri ya da ...

Tımarhanede Akıllı Olmak

Bazı düşünürler, sanatçılar ve bilim adamları paradigmalarımızla, haritalarımızla oynar ve ezberi bozarlar. Robert Rosenthal bunlardan biridir. Ön...

Zihnimiz Bize Nasıl Kazık Atar 5

Geçen hafta sizlere zihnimizin inançlar karşısında kanıtları bile nasıl göz ardı edebildiğini gösteren bazı olay ve çalışmalardan söz etmiştim. Buna en iyi...