Beyin Ergonomisi
Kalite ve Verim İçin İş Yeri Tasarımı
Ergonomi, çalışanların iş yeri ile uyumunu inceleyen bir bilim dalı. Bu kelime Yunanca ‘ergon’ yani ‘iş’ kelimesinden gelmekte ve aynı zamanda insan mühendisliği anlamını da taşımaktadır. Amacı, iş yerinde çalışanların vücudunda ve kafalarında yaşadıkları ve onlara zarar veren stresi azaltarak veya yok ederek, iş yerini daha yaşanır hale getirmek.. Örneğin, bir ergonomi uzmanı, benim, klavyem yüzünden bileğimle ilgili yaşadığım stresi yok edebilmelidir.
Bu bölümde, Ergonominin önemli ve özel bir alanıyla ilgileneceğiz: Beyin iş yerine nasıl karşılık veriyor? Burada, özellikle beyine ve sinir sistemine etki eden iş yeri tasarımının özelliklerini inceleyeceğiz. Unutmayın! Bu bölümdeki birçok bulgu birçoklarımızın aynı zamanda iş yeri de olan eve de uygulanabilir.
Mola
Uzun bir süredir hataları ve yorgunluğu azaltmanın, üretimi, kaliteyi ve morali arttırmanın önemini biliyoruz. Bir çalışma bunu özetliyor ve bilgisayar operatörlerinin yorgunluklarını azaltabilmeleri için özel bir kılavuz hazırlıyor:
- Uygun aralıklarla mola vermek için kendinize ve çalışanınıza izin verin. Yorgunluk kaynaklı hatalarınızın arttığının farkına varırsanız, mola verin
- Mümkün olursa, molalar arasında kesin, zorunlu süreler olmasına engel olun. Yorgunluk, sizin sabitlediğiniz iş aralığından önce ya da sonra olabilir. Her konuda olduğu gibi, bu konuda da bireysel farklılıkların söz konusu olduğunu unutmayalım.
- İdeal bir mola basketbol, yürüyüş gibi bir miktar egzersiz içerir.
- Mola süresince, akıllı çalışanlar, uykuya sebep olan basit karbonhidrat ve yağlardan uzak durmalıdırlar. (şekerler, çikolatalar vs.) Protein ve kompleks karbonhidratları tercih etmelidirler (örn: yoğurt ve meyve).
- Çok fazla kafein (altı saatte birden fazla kahve) iş yaparken hata yapmaya neden olur.
Vardiya
Pittsburgh Üniversitesi, Tıp fakültesi, psikiyatri bölümünden Timothy Monk, vardiyalı çalışmayla meydana gelen 8 ortak riski şöyle tanımlıyor:
- Kronik yorgunluk
- Depresyon ve yalnızlık
- Soğuğa ve gribe karşı hassasiyet
- Mide problemleri
- Düzensiz menstürel periyot
- Obezite
- Kalp Krizi
- Kazalar
Harvard Üniversitesi, halk sağlığı bölümünden Dr. Ichiro Kawachi, araştırmasında 6 sene devamlı gece vardiyasında çalışan kişilerin kalp krizi riskinin yüzde elli arttığını söylüyor.
Uygulamalar
- Derin bir uyku uyuyun. Fazla TV seyretmeyin ve koltukta uyuyakalmayın.
- Sakin bir oda hazırlayın, odanın iyice karanlık olmasını sağlayın. Kulak tıkacı ve göz bandı kullanabilirsiniz. Telefonunuzu kapatın.
- Oda sıcaklığını 20 derece civarında tutun. Serince bir oda uyumaya yardımcı olur
- Eğer bütün bir gün uyuyamıyorsanız, öğleden sonra 14:00 ile 16:00 arasında kestirme yapmaya çalışın.
- Egzersiz yapmayın. Egzersiz yapmak aksine sizi uyanık tutar.
- Gece parlak bir ışıkta çalışın.
- Sabah eve geldiğinizde mümkün olduğunca güneş ışığının girmesini engelleyin.
- Sabah, yatmadan önce çok fazla yememeye özen gösterin. Çünkü bu, uykuyu bölebilir, hazımsızlık yapabilir ve kilo almanıza sebep olur.
- Doğruca yatağa gidin. Gereksiz işlerle uğraşmayın ve TV seyretmeyin.
- Uyku getirir diye asla alkol kullanmayın. Alkol uykunun derinleşmesini önler.
- Vücut saatinizi yeniden ayarlayabilmek için parlak bir ışıkta uyanın. Vardiya çalışanları için, çalışma yerleri, mola yerleri ve tuvaletler oldukça iyi aydınlatılmalıdır.
İş Yerinde Kestirmek
Rossi ve Nimmons maksimum kalite, üretim, genel sağlık ve uzun ömürlü olmak için gereken günlük ideal kestirme süresinin, günde 2 veya 3 defa 20 dakikalık sürelerde olması gerektiğini belirtiyorlar. Çalışmalar, kestirme yapanların, yapmayanlara göre daha fazla ürettiğini gösteriyor. Fakat herkes günde 3 kere kestirme şansına sahip değil. Belki, günde minimum 15-20 dakikalık bir kestirme insan haklarının bir maddesi olarak oylanmalı. Tamam mı?
04.12.2005
Benzer İçerikler :
Bir süredir iletişim kuramı çerçevesinde çeşitli konuları ele alıyoruz. Bugün yine iletişim kuramı perspektifinden bir başka merak uyandıran konuya, ...
Her yıl, psikoloji alanında çok çeşitli bilimsel çalışmalar yapılıyor; bazıları, öngörülerimizi destekliyor, bazıları ise ters düz ediyor. Sürekli, insana dair ...
Geçen hafta, “yönetim modeli” oluşturmak söz konusu olduğunda, giderek ağırlık kazanan ve bilimsel araştırmaya dayanan bir eğilimden söz etmiştik. ...
Geçtiğimiz iki hafta bir soruya cevap aradık: Tüm kültürlerde ortak, evrensel duygu ve davranış özelliklerinden söz edebilir miyiz? Antropolojiden ve diğer...
İlginizi Çekebilir :
Geçtiğimiz haftalarda, özellikle kognitif psikoloji, nöropsikoloji gibi alanlarda yapılan birçok bilimsel çalışmaya göre, (dil ve kognisyon arasında çift yönlü ...
Çocuk dediğiniz şey, zamanla hepimizde yok olan bir güzel özellikle doğar. Bu özellik, çocukların hiç anlamadığımız hareketler yapmasına, hiç durmadan oradan ...
Geçen hafta sosyal bağlardan ve ilişkilerden beslenen mutluluktan söz ettik. Sosyal ilişkilerimizin alışkanlıklarımızdan sağlığımıza kadar ne ölçüde etkili ...
Değişik zamanlarda çalışan bağlılığı ve müşteri bağlılığından söz ettik. Boşuna değildi çünkü her ikisinin de bir organizasyona ayrı ayrı ciddi katkısı...